17 Aralık 2012 Pazartesi

İyi Kitap, Sayı 46, Aralık 2012: Masalcı Dede’nin sandığından dökülenler





Mavisel Yener’in mizahî üslubuyla yarattığı Elma Şekeri Ülkesi’nin başkahramanı, mor sakallı, kırmızı saçlı Masalcı Dede. Küçük okurlarına hem güzel masallar anlatıyor, hem de masalların nasıl ortaya çıktığı üzerine düşünmeyi teşvik ediyor.

Büyük küçük hepimizin düş ve düşünce dünyasını besleyen masalları kim nereden bulup getirir, hiç düşündünüz mü? Dil ve halk bilimi çalışmalarına itimat ettiğimizde, Grimm kardeşler gibi kişilerin diyar diyar gezerek onları toplayıp huzurlarımıza sunduğunu biliyoruz. Peki, kurmacanın kendisine itimat ederek, şimdi de o masalların ta en baştan nereden çıktıklarını bir hayal etsek? Ayda yaşayıp biz yeryüzündekilere hikâyeler anlatan komik adama, her yılbaşında dünyanın dört bir köşesindeki çocuklara çuval çuval oyuncak götüren ak sakallı Noel Baba’ya inanıyorsanız, masalları bizlere ulaştırmak için gezegenler katederek onları toplayıp bir sandıkta biriktiren sakallı bir dedenin varlığı ihtimali düşsün aklınıza. Bu tatlı ihtimal çocuk edebiyatının en üretken isimlerinden Mavisel Yener’in son kitabı Elma Şekeri Ülkesi’nde gerçek oluyor, hem de olabilecek en güzel masal diliyle...

MOR SAKALLI MASALCI DEDE

Yener’in müthiş mizahî üslubuyla masalın doğasına kafa yormayı sevdiğini, bunu kurgularının meselesi ettiğini Evinden Kaçan Masal ve Masalcının Mektubu gibi yapıtlarından biliyoruz. Elma Şekeri Ülkesi’nde de benzer bir yaklaşımla yoluna devam ederek bize masallar anlatırken, onların nasıl oluştuğunu da hikâyesinin çerçevesi haline getiriyor. Bu kitabın başkahramanı olan mor sakallı, kırmızı saçlı Ma- salcı Dede, bizlere masal hediye edebilmek için Çobanyıldızı ile Dünya dışındaki gezegenlere ve ülkelere yolculuk ederken, bu yolculuğun kendisi başlı başına bir çerçeve masal oluyor.

Masalcı Dede en taze masalları yakalamak için Dünya ile yetinmeyip Zologa gezegeninden başlayan bir iş gezisine çıkıyor. Bu gezi boyunca bizleri ziyadesiyle tatmin edecek masallar yakaladığını peşinen söyleyelim, ama bu yolculuğun öyle zahmetsiz bir iş olduğunu da sakın düşünmeyin. Zira her biri Masalcı Dede’nin masal sandığına bir masal karakteri olarak girebilmek için bin türlü kapris yapan, dedeye yaranmaya çalışan türlü karakter, insana yaka silktirecek cinsten. Neyse ki Masalcı Dede’miz işinde öyle deneyimli ki büyük bir bilgelik ve tatlılıkla her türlü hırsı alt etmesini iyi biliyor. Örneğin, kendi gölgesiyle kavga ederek kendince kahraman olmak isteyen öfkeli bir Zologalı, hem katılmayı çok istediği bilgelik yarışmasını kaçırıyor, hem de Masalcı Dede’nin bilgelik sandığından payına düşeni alıyor. Bunlar da her masalın sonunda almaya alışkın olduğumuz kıssadan hisseler.

ZOLOGA GEZEGENİ SAKİNLERİ

Dünya dışı gezegenlerde sandığına masal kahramanı olarak atacağı kimlerle mi karşılaşıyor Masalcı Dede? Zologa’daki bilgelik yarışma- sı için birbiriyle kıyasıya didişenler; başkasına saldırmaya ihtiyaç duymadan başarıyı yakalayan Çabi gibi dürüst kişilerin yanı sıra kıskanç Mula gibi hiç de sportmen olmayanlar; tıpkı Alis Harikalar Diyarı’ndaki gibi sürekli bir yere yetişmeye çalışan cep saatli tavşanlar. Bunlar dedenin sandığına kahraman olarak giren rengârenk karakterlerden sadece birkaçı. Hele içlerinde bir tanesi var ki saçlarını ve tırnaklarını kestirmeyi büyük bir inatla reddedip upuzun makas gibi tırnakları ve diken gibi saçlarıyla etrafındaki herkesi korkutan Alman masal kahramanı Struwwelpeter’i andırıyor: Sekiz yaşındaki Nebula adlı bu kız herkese kurabiye pişirmek is
tiyor ama yaptığı kurabiyeleri kimsenin yemek istemediğini görüyor. Neden mi? Çünkü Nebula o zamana kadar tırnaklarının temizliğiyle ilgilenme gereği hiç duymamış ve bilmiyor ki arkadaşları arasında adı “Mikropları Koruma Kolu Başkanı”na çıkmış.

Elma Şekeri Ülkesi
’ nin en kayda değer özelliklerinden biri de Mavisel Yener’in birbirinden keyifli ve düşündürücü masalları anlatırken yakaladığı, kitabın kendi dünyasına yakışan ama geleneksel masal dilinin olanaklarından da yararlanan dili. Örneğin masal girişlerinde küçükler yine annelerinin beşiklerini tıngır mıngır sallıyorlar ama “Evvel zaman içinde,” diye başlanılan masallar “Galaksi saman içinde, pireler uzay üssünde,” diye devam ediyor. Üstelik, ne olduğunu söylemeyeceğiz ama kitabın sonunda güzel bir sürpriz de sizleri bekliyor.

Elma Şekeri Ülkesi
Mavisel Yener
Resimleyen: Murat Sayın
Bilgi Yayınevi, 96 sayfa