22 Şubat 2013 Cuma

İyi Kitap, Mart 2013, Şu Köşede 101 Tekerleme, Bu Köşede 101 Yanıltmaca





Nilay Kaya


Çocuk edebiyatının derleme üstadı Süleyman Bulut’tan iki yeni derleme kitabı daha Tudem Yayınları’ndan çıktı. 101 Yanıltmaca ve 101 Tekerleme Türk folklorunun en değerli dil hazinelerinden ikisini günümüz çocuklarıyla tanıştırıyor.

“Sepet sepet yumurta, sakın beni unutma, unutursan küserim, mektubumu keserim…” İlkokul çağlarında sıra sıra gezdirdiğimiz hatıra defterlerimize, arkadaşlarımız için yazdığımız sevgi dolu satırları, güzel söz söylemeyi beceremeyenlerimiz dahi bu hoş tekerlemeyle bitirirdi. Tekerlemenin son kısmının duruma göre değiştiği de görülürdü: “Unutursan küserim, gözlerinden öperim,” gibi bir bitirişle hitap edilen kişiye küsme tehdidi savrulsa da kıyılamazdı bazen. Akşam çökene, anneler balkonlardan sarka sarka çocukları eve çağırana kadar sokaklarda oynamak istenirken oyun arkadaşları nasıl çağrılırdı peki? “Aaali pabucu yarım, çık dışarıya oynayalım…” Süleyman Bulut kitaba yazdığı önsözde ev ya da sokak oyunlarının tükenmekte olduğuna değiniyor belki ama bu, çocukların ana dilleriyle tanışmaları için bulunmaz bir fırsat olan tekerlemelerin günümüz çocuklarına hitap etmeyeceği anlamına gelmiyor elbette. Çünkü yine yazarın belirttiği gibi tekerlemeler hayata dair komik ve abartılı durumların uyak ve tekrarlarla dile getirilişi, ritmik bir şekilde söylenişi nedeniyle her zaman için çocuklarda ezberleme ve söyleme isteği uyandırırlar. Masallarda, tiyatro oyunlarında karşımıza çıktıkları gibi, pekâlâ bağımsız söz oyunları olarak eğlenceli bir aktivite de olabilirler.

Bulut’un diğer derleme kitabı 101 Yanıltmaca ise en az tekerlemeler kadar eğlenceli ve incelikli bir zekâ ürünü (Bu müthiş zekâ elbette anonim bir zekâ)  olan yanıltmacaları, çocuk oyunlarının iddialı bir malzemesi yapabilecek nitelikte. Benzer seslerin art arda getirilerek oluşturulduğu bu zorlu yanıltmacalar hem o yanıltmacayı seri bir şekilde eksiksiz söyleyebilmek için tatlı bir meydan okuma sunuyor hem de çaktırmadan fonetik bir bilinç kazandırıyor. Nitekim konuşma zorluğu çeken kişilere verilen alıştırmaların arasında tekerlemelerin bulunması bu yüzdendir. “Şu köşe yaz köşesi, bu köşe kış köşesi, ortada su şişesi” gibi en kısa ve söylemesi kolay görünenlerden, derenin başına ekilen kekere mekerelere dadanan kekelemelere dair zorlu mücadeleyi anlatan, kekelemeden söylemek için bin bir dereden su getirmek zorunda kaldığımız yanıltmacalara kadar en keyifli olanları titiz bir araştırma sonucunda bu kitapta bir araya getirilmiş.

Süleyman Bulut her iki derlemede de anonim halk edebiyatının zenginliklerini çocuklara tanıtırken onlara keyifli bir şekilde dil becerilerini geliştirme imkânı sunuyor. Bu kitapların bir başka dikkat çekici özelliği de daha önce Zeynep Uzunbay’ın Kedi Merdiveni adlı kitabındaki tatlı çizimleriyle dikkat çeken Burcu Yılmaz’ın bir kez daha hayranlık uyandıran çizimlerine yer verilmesi. Şimdi yazımıza bir yanıltmacayla son verelim: “Kapı gıcırtıcılardan mısın, ocak kıvılcımlattırıcılardan mısın? Ne kapı gıcırtıcılardanım, ne ocak kıvılcımlattırıcılardanım.” Ben bu kitaplara bayılanlardanım.
                                                                                                                                                                                                                               

İyi Kitap, Mart 2013, 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumunun Ardından




Nilay Kaya


Ankara Üniversitesi Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÇOGEM) tarafından 5-7 Ekim 2011 tarihlerinde düzenlenen 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu kitaplaştırıldı ve şimdiden bu alanda araştırma yapanların başvurabileceği oldukça kapsamlı bir kaynak olma özelliğini taşıyor.

Sempozyumların kitaplaştırılması başlı başına meşakkatli bir iştir ve yapılan her sempozyumun ardından bunun gerçekleştiği söylenemez. Kaldı ki tek bir yazarı, kuramı, konuyu ele alan sempozyumlar bir yana, çocuk ve gençlik edebiyatı gibi ele alınacak çok sayıda meselesi olan, bu meseleleri sadece bildiriler üzerinden tartışmakla kalmayıp atölye çalışmalarıyla da destekleyen, iki gün gibi kısa bir sürede oldukça yoğun bir malzeme çıkaran, alan için son derece bereketli bir sempozyumdan bahsediyoruz. 1327 sayfalık bir kitaba dönüşen bu sempozyuma yansıyanlar, yaratıcı drama, resim, karikatür atölye çalışmaları, canlı gösteriler, yazarlarla gerçekleştirilen imza günleri ve söyleşi dışında kalanlar sadece: çok sayıda akademisyen, yazar ve çizer tarafından sunulan bildiriler ile atölye çalışmalarının kitaplaştırılmaya müsait olanları. Çocuk ve gençlik edebiyatının geçmişteki ve şimdiki durumunu tüm özellikleriyle saptamayı, mevcut sorunlara farklı görüşlerden destek alarak çözümler getirmeyi hedefleyen bu sempozyumu ‘kapalı devre’ bir etkinlik olarak bırakmayıp temel bir başvuru kaynağına dönüştüren Prof. Dr. Sedat Sever önderliğindeki ÇOGEM’in emeği karşısında saygıyla eğilmek gerekiyor.

İlk olarak bu değerli sempozyumun mimarı olan ÇOGEM’i daha ayrıntılı tanıtmakta fayda var. 2009 yılında Ankara Üniversitesi’nde kurulan ÇOGEM, çocuk ve gençlik edebiyatı alanında bir üniversite bünyesinde kurulan ilk merkez olma özelliğini taşıyor. Ancak resmi bir oluşum haline gelmeden önce de bu alanda hatırı sayılır çalışmalar gerçekleştirmiş. Türkiye’nin bir üniversitede kurulan ilk çocuk kütüphanesi (Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Çocuk Kütüphanesi), 1. ve 2. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı sempozyumlarının yanı sıra alanın yetkin yazarlarıyla çocukları söyleşilerde buluşturma ve okuma kültürünün kazandırılması amacıyla öğretmenlerle buluşma bu çalışmalara örnek. ÇOGEM gerek yurt içinde gerekse yurtdışında çocuklara ve gençlere okuma kültürünü kazandırmak amacıyla bilimsel çalışmalar ve araştırmalar yapmaya devam etmekte.

Onur sanatçısı olarak Muzaffer İzgü’nün seçildiği, açılış bildirilerini Prof. Talât Sait Halman ve Prof. Dr. Orhan Öztürk’ün sunduğu 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumunda hangi konular ele alınmış, gelin daha yakından bakalım. Sempozyumun mimarı olan Prof. Dr. Sedat Sever’in açılış konuşmasının sonunda Fazıl Hüsnü Dağlarca’dan alıntıladığı dizeler, sempozyumun başlıca meramını ve odaklanma şeklini zarifçe niteliyor: “Ağaçlar esen yeli sever / Esen yel / Ağaçları sever / Kuş / İkisini birden sever / Çocukların hepsi / Üçünü birden sever” Çocukluk okumayı sevmek için en doğru zaman olabilir. ÇOGEM’İN genel faaliyetleri ve uzun uğraşlar sonucunda ortaya çıkan bu sempozyum bu sevgiyi kazandırmak yönünde atılan önemli bir adım. Sunulan yüzlerce bildiri çocuk ve okuma meselesini farklı boyutlarıyla ele almış. Türkçe öğretimi ve çocuk, çocuk edebiyatı ve eğitim, çocuk edebiyatı incelemeleri, çocuk edebiyatı ve yayıncılık, çocuk kitapları ve resim, masal, müzik, okuma kültürü, kitap ve dil gelişimi gibi konular bu bildiri konularının sadece bir kısmını oluşturuyor. Bunların yanı sıra çocuk edebiyatının bugün geldiği noktayı daha sağlıklı bir şekilde saptamak adına alanın tarihine el atan bir oturum gerçekleştirildiği gibi, çeviri ve pedagoji üzerine de bildiriler sunulmuş. Bildirilerin her biri sempozyumda sunuldukları haliyle, akademik yayın ilkelerine uygun bir şekilde kitapta yer alıyor.  

Bildirilerin başlıklarına bakıldığında bu alanda yapılan çalışmaların evrensel bir boyutta ve güncel eğilimleri yakalamaya yönelik olması dikkat çekici olduğu kadar sevindirici. Dr. Mustafa Çetin’in “Yabancı ya da İki Kültürle Büyüyen Türk Çocuklarına ve Gençlere İkinci Dil Olarak Türkçe Öğretiminde E-Kitap Tabanlı Resimli Sözlük Uygulamaları” adlı bildirisi çift dillilik meselesini eğitimde yeni yöntemler ışığında ele alışıyla ya da Arş. Gör. Pınar Çakır’ın “Christine Nöstlinger ve Sevim Ak’ta Çocuğun Gözünden Yetişkinlerin Dünyasına Eleştirel Bir Bakış” adlı bildirisi karşılaştırmalı üslubuyla bu saptamaya birer örnek. Öte yandan, çocuk edebiyatının yazıdan müteşekkil tek boyutlu bir mesele olmadığını göstermek adına resim, grafik, müzik gibi bu edebiyata katkı sağlayan diğer unsurlara yer verilmesi oldukça kapsayıcı bir yaklaşım. Öğr. Gör. Dr. Arzu İpek Yükselen ile Arş. Gör. Dr. Saniye Bencik Kangal’ın birlikte sunduğu “Resimli Çocuk Kitaplarının Renk Kavramı Kazanımı Üzerine Etkisinin İncelenmesi” adlı bildiri edebiyattaki görselliği bilişsel gelişim konusuyla birleştiren dikkat çekici bir çalışma. Öğr. Gör. Ceylan Ünal Akbulut’un “Çocuk Edebiyatında Masal ve Müzik İlişkisi” ismini taşıyan bildirisi ise edebiyatın başka bir sanat dalıyla, müzikle kurduğu etkileşim açısından ilgi çekici bir bildiri.

ÇOGEM’in ve sempozyumun başlıca gayesi olan çocuklarda ve gençlerde okuma sevgisini uyandırmak, “Çocuk ve Okuma Kültürü” başlığı altında gerçekleştirilen oturumun odak noktası olmuş. Bu oturumda sunulan bildiriler Milli Eğitim Bakanlığı’nın 100 Temel Eser uygulamalarını inceliyor, erken çocukluk döneminde okuma alışkanlığı kazandırma üzerine gidiyor ve bu hususta Türkçe öğretmenlerinin fikirlerini mercek altına alıyor. Arş. Gör. Ceren Karadeniz’in “Dünyada Çocuk Kütüphaneleri ve Japonya Örneği: Bunko” adlı bildirisi, okuma kültürünün geliştirilmesi için dünyada nasıl uygulamalara gidildiği hakkında aydınlatıcı fikirler sunuyor.

Çocuk ve gençlik edebiyatında dilin kullanımı, “Dil Gelişimi” başlığı altında akademisyenlerin bu konudaki farklı görüşlerine yer verilerek tartışılıyor. Gerek okul öncesi kitaplardaki gerekse Yalvaç Ural, Gülten Dayıoğlu gibi yazarların eserlerindeki dil kullanımları çocuğa görelik ve dil gelişimine katkıları bağlamında irdeleniyor.

Bildirilerin ardında yer alan atölye çalışmaları, sempozyumda bulunmayanlara kaçırdıkları için hayıflanacakları ama bu kitap sayesinde erişebilecekleri fikirler sunuyor. Sevim Ak ile Prof. Dr. Aysel Köksal Akyol’un birlikte gerçekleştirdikleri “Çocuk Edebiyatı ve Drama Atölyesi”, Nilay Yılmaz’ın “Yaratıcı Okuma Nedir? Yaratıcı Okuma Sürecinde Neler Yapılabilir?” başlıklı atölye çalışmaları çocuklarla yapılabilecek çeşitli uygulamalara verilebilecek ilham verici örneklerden.

Çocuk ve gençlik kitaplarının çocuğa görelik ilkesine gözetilerek yaratılmasının, okullardaki edebiyat öğretiminin geleneksel kalıplardan çıkartılarak güncel, evrensel, yaratıcı bir boyut kazandırılmasının, sempozyumun onur sanatçısı Muzaffer İzgü’nün de açılış konuşmasında vurguladığı gibi daha çok çocuk kütüphanesinin açılmasının gerekliliği, yayınevlerine ve konuyla ilgili sivil toplum kuruluşlarına düşen görevler gibi öneriler kitabın “Sonuç Bildirgesi” kısmında yer alıyor. Bu konuda daha fazla bilimsel çalışma yapılması yönünde teşvik edici bir çalışma olan sempozyumun ve kitabın oluşturulmasında emeği geçen herkese gönülden teşekkür etmek gerekiyor. Kütüphanelerinizde genişçe bir yer açmanızda fayda var...