31 Ocak 2011 Pazartesi





Bowie in Berlin: A New Career In A New Town, magazinel sulara girmeden, Bowie'nin Berlin başta olmak üzere Germen coğrafyasına yayılan müzikal dönemini tatlı tatlı anlatıyor. Iggy Pop'la Kreuzberg'in hipleşmediği bir dönemde Türk gettosunda yaşaması, Hansa Stüdyolarında kaydedilen Bowie'nin Berlin üçlemesi Low, Heroes ve Lodger'ın oluşum serüvenleri kadar Iggy Pop'un Stooges'dan ayrılıp müzik alemine bir tür Bowie'yle doppelgaenger ilişkisi bağlamında The Idiot'la yeniden dalışının ürünlerinin ortaya çıkışını okumak oldukça ilgi çekici. Alaaddin Sane, Ziggy Stardust ve Thin White Duke persona'larıyla arzı endam ettiği zamanlarda şarkı söylerken hikayelemeye dayandığını, halbuki çok fazla sözcüğün çok fazla anlamsızlığa yol açabileceğini Berlin yıllarında fark ediyor Bowie, otuz yaşında, telaşa mahal yok kendi adıma. Bu yüzden Low sözler olmadan lirik. Iggy'nin de Bowie'nin de kapakları Bowie'nin ilgisi doğrultusunda Alman ekspresyonistlerinden, Brücke akımından Erich Hekel'in The Portrait of Roquairol tablosundan kopyalanıyor artistik bir hamleyle. Bakınız, görünüz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder